Geri tepiyor ne demek ?

Sozler

New member
[HEADING=1]Geri Tepiyor Ne Demek? Psikolojik, Bilimsel ve Sosyal Açıdan Geri Tepme Etkisi[/HEADING][HEADING=1]1. Geri Tepiyor Ne Demek? Kavramın Günlük Hayattaki ve Bilimsel Anlamı[/HEADING]
İnsan davranışlarını ve düşünce biçimlerini araştırmayı seven biri olarak beni en çok düşündüren konulardan biri, bazen iyi niyetle yaptığımız bir şeyin neden tam tersi bir sonuç doğurduğudur. Birine yanlış bildiği bir bilgiyi açıklarsınız, elinizde kanıtlar vardır ve amacınız yalnızca gerçeği göstermektir. Ancak karşınızdaki kişi fikrini değiştirmek yerine savunduğu görüşe daha sıkı sarılır. Hatta tartışmanın sonunda sizin söylediklerinize eskisinden daha fazla karşı çıkabilir. Peki, neden böyle olur?

Günlük dilde “geri tepiyor”, bir davranışın, girişimin, sözün veya uygulamanın beklenen sonucun tersini doğurması anlamına gelir. Örneğin, birini ikna etmek için yapılan baskının o kişiyi daha da uzaklaştırması, bir sorunu çözmek amacıyla alınan önlemin sorunu büyütmesi veya bir iddiayı çürütmek için yapılan açıklamanın tartışmayı daha da alevlendirmesi bu ifadeyle anlatılabilir.

Psikoloji ve iletişim araştırmalarında bu olgu, bağlama göre farklı kavramlarla açıklanır. Özellikle yanlış bir inancı düzeltmeye yönelik bilginin, kişinin yanlış inancını daha da güçlendirmesi durumunda geri tepme etkisi (backfire effect) kavramı kullanılır.

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Her başarısız ikna girişimi geri tepme etkisi değildir. Bir kişinin fikrini değiştirmemesi, yalnızca mevcut inancını koruması veya tartışmadan rahatsız olması, yanlış inancının düzeltme sonrasında daha da güçlendiğini tek başına göstermez.

Bu ayrım, konuyu bilimsel olarak ele alırken oldukça önemlidir. Çünkü bir olayın bize öyle görünmesiyle ölçülebilir verilerin aynı sonucu göstermesi farklı şeylerdir.
[HEADING=1]2. Geri Tepme Etkisi Beyinde ve Psikolojide Nasıl Ortaya Çıkar?[/HEADING]
İnsan zihni, karşılaştığı her bilgiyi tarafsız biçimde değerlendirip mevcut düşüncelerini baştan oluşturmaz. Önceden edinilmiş deneyimler, beklentiler, duygular, sosyal çevre ve kişinin kendisi hakkında geliştirdiği algılar, yeni bilgileri yorumlama biçimini etkileyebilir.

Bu süreci açıklamak için birkaç psikolojik kavramdan yararlanabiliriz.

Doğrulama yanlılığı (confirmation bias): İnsanların kendi düşüncelerini destekleyen bilgileri daha fazla arama, fark etme veya hatırlama eğilimidir. Örneğin, belirli bir ürünün zararlı olduğuna inanan bir kişi, bu görüşü destekleyen birkaç haberi hatırlarken aksi yöndeki bilimsel araştırmaları önemsiz görebilir.

Bilişsel uyumsuzluk (cognitive dissonance): Kişinin inançları, davranışları veya yeni karşılaştığı bilgiler arasında bir çelişki yaşamasıyla ortaya çıkabilen psikolojik gerilimdir. İnsanlar bu gerilimi bazen düşüncelerini değiştirerek, bazen de çelişkili bilgiyi sorgulayarak azaltmaya çalışır.

Güdülenmiş akıl yürütme (motivated reasoning): Bir kişinin akıl yürütme sürecinde yalnızca doğruluğu bulmaya değil, arzu ettiği sonuca ulaşmaya da yönelmesidir. Bu durumda aynı kanıt, farklı beklentilere sahip kişiler tarafından farklı biçimlerde yorumlanabilir.

Bununla birlikte, bu üç kavramın birbirinin yerine kullanılmaması gerekir. Doğrulama yanlılığı seçici bilgi değerlendirmesini, bilişsel uyumsuzluk çelişkiyle ilişkili gerilimi, güdülenmiş akıl yürütme ise hedeflerin değerlendirme sürecini nasıl etkileyebildiğini açıklar. Bunların hiçbiri, her durumda geri tepme etkisinin ortaya çıkacağını kanıtlamaz.

Örneğin, bir kişi yıllardır savunduğu bir görüşün yanlış olduğunu öğrendiğinde iki farklı tepki verebilir. Birinci durumda yeni kanıtları inceler ve fikrini değiştirir. İkinci durumda ise kaynağa güvenmediği için kanıtları reddeder ve önceki görüşünü korur. Ancak ikinci örnekte bile kişinin inancının başlangıçtakinden daha güçlü hâle gelip gelmediğini ölçmeden geri tepme etkisinin gerçekleştiğini söyleyemeyiz.

Bilimsel açıdan asıl soru şudur: Yeni bilgi yalnızca ikna etmeyi başaramadı mı, yoksa kişinin yanlış inancını gerçekten güçlendirdi mi?
[HEADING=1]3. Hakemli Araştırmalar Ne Söylüyor? Geri Tepme Etkisinin Bilimsel Kanıtları[/HEADING]
Geri tepme etkisi, özellikle siyasi yanlış bilgiler, sağlık iddiaları ve bilimsel tartışmalar alanında uzun zamandır araştırılmaktadır. Ancak güncel literatür, bu etkinin yaygın ve güvenilir biçimde ortaya çıkan evrensel bir psikolojik kural olmadığını göstermektedir.
[HEADING=1]Swire-Thompson ve çalışma arkadaşlarının 2022 araştırması[/HEADING]
Swire-Thompson ve arkadaşları, 2022 yılında Journal of Experimental Psychology: General dergisinde yayımlanan çalışmalarında, yanlış bilgilerin düzeltilmesinin bazen ilgili yanlış inancı güçlendirdiği iddiasını test etmiştir.

Araştırmacılar iki deney gerçekleştirmiştir. İlk deneyde 388, ikinci deneyde 532 katılımcı yer almıştır. Katılımcıların 21 yanlış bilgi maddesine ilişkin değerlendirmeleri, düzeltme alan gruplarla kontrol koşullarındaki katılımcılar karşılaştırılarak incelenmiştir.

Sonuçlar, incelenen maddelerin hiçbirinde düzeltme koşulunun, yanlış bilgiye inanma düzeyini kontrol koşuluna kıyasla artırdığına ilişkin bir bulgu ortaya koymamıştır. Araştırmacılar ayrıca ölçümlerin güvenilirliğinin, görünürdeki geri tepme oranlarıyla ilişkili olabileceğini belirtmiştir.

Bu sonuç, yanlış bilgilerin düzeltilmesinin her zaman başarılı olduğu anlamına gelmez. Ancak yanlış bir iddiayı düzeltmenin, insanların o iddiaya mutlaka daha fazla inanmasına neden olacağı düşüncesini desteklemez.

Kaynak: Swire-Thompson ve arkadaşları (2022), The backfire effect after correcting misinformation is strongly associated with reliability. Journal of Experimental Psychology: General. PubMed üzerinden araştırmayı inceleyin.
[HEADING=1]Porter ve Wood'un 2024 tarihli literatür değerlendirmesi[/HEADING]
Porter ve Wood, Current Opinion in Psychology dergisinde yayımlanan 2024 tarihli değerlendirmelerinde, yanlış bilgileri düzeltmeye yönelik araştırmaları incelemiştir.

Yazarların ulaştığı temel sonuç, olgusal düzeltmelerin farklı ülkelerde, siyasi görüşlerde ve demografik gruplarda genel olarak inançların doğruluğunu artırdığıdır. Düzeltme sonrasında yanlış inancın güçlenmesi biçimindeki geri tepme örneklerinin ise son derece nadir olduğu ve bazı durumlarda araştırma tasarımındaki sorunlarla açıklanabileceği belirtilmiştir.

Bu bulgu, iletişim açısından önemli bir sonuç doğurur: Bir kişinin yanlış bilgiye inanmayı sürdürmesi, mutlaka kendisine doğru bilgi sunulmasının ters etki yarattığı anlamına gelmez. Kişi düzeltmeyi görmemiş, hatırlamamış, güvenilir bulmamış veya sonradan karşılaştığı başka mesajlarla ilk görüşüne geri dönmüş olabilir.

Kaynak: Porter ve Wood (2024), Factual corrections: Concerns and current evidence. PubMed araştırma kaydı.
[HEADING=1]Chan ve Albarracín'in 2023 meta-analizi[/HEADING]
Daha kapsamlı bir bakış için tek tek deneyler yerine meta-analizlere bakmak gerekir. Meta-analiz, aynı araştırma sorusuna ilişkin birden fazla çalışmanın sonuçlarını sistematik biçimde bir araya getirerek genel eğilimi değerlendiren yöntemdir.

Chan ve Albarracín'in Nature Human Behaviour dergisinde yayımlanan 2023 tarihli meta-analizi, bilimle ilgili yanlış bilgilerin düzeltilmesine ilişkin 74 rapordan elde edilen 205 etki büyüklüğünü ve toplam 60.861 katılımcıyı kapsıyordu.

Araştırmacılar, incelenen düzeltme girişimlerinin ortalama etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığını bildirmiştir: d=0,19d=0{,}19d=0,19, p=0,131p=0{,}131p=0,131, %95 güven aralığı −0,06-0{,}06−0,06 ile 0,430{,}430,43.
 
Üst